Yanlış Sosyal Medya Krizi Yönetimi !

Yanlış Sosyal Medya Krizi Yönetimi !

/ No Comment

Başarılı bir sosyal medya yönetimi için optimizasyon çalışmaları içine giren markaların en önemli adımlarından biri sosyal medya kriz yönetimidir.  Aslına bakılırsa markaların sosyal medya optimizasyonu yaparken en başta bir strateji belirleyerek başlamaları gereken bir çalışmadır. Günümüzde herkesin bildiği üzere sosyal medya mecralarında markalara satış ve bilinirlik gibi birçok fayda sağlar nitelikteki reklam ve pazarlama çalışmaları hızla yayıldığı gibi markayı yerle bir edebilecek krizlerde oluşabilmekte aynı zamanda hızla yayılabilmektedir. Önlem alınmadığı ya da zamanında doğru yöntemlerle müdahale edilmediği takdirde markaların oldukça büyük olumsuzluklarla karşı karşıya kalması, bu olumsuzluklarla baş edememesi de olası bir durum halini aldı. Sosyal medya krizlerini, sosyal medyanın en büyük risk alanı olarak nitelendirmemiz de mümkündür.

Markanızın bir sosyal medya krizine maruz kalmaması ya da oluşan sosyal medya krizini doğru yönetebilmek için ne yapmalıyız? Sosyal medya kriz yönetiminde yapılan hatalar nedir? gibi soruları cevaplamak için, Wanda Digital’ in 5 Aralık Kadın Hakları Günü’nde #NefesAlsınYeter hashtagi ve beraberinde kullandığı görsel ile içerisine düştüğü sosyal medya krizi ve devamında ki süreçte bu krize yanlış müdahalelerinden bahsederek cevaplamak istiyorum.  Bugüne kadar sosyal medya kriz vakasında örnek gösterilen OnurAir, Borusan gibi markalara Wanda Digital ‘ de oldukça fazla ses getiren bir vaka olarak eklendi.  Bu markanın sosyal medya krizi oluşmasına sebep olan temelde ki hatası farklı ya da marjinal olmak çabasıyla, kendi değimleriyle farkındalık oluşturmak çabası içerisindeyken, hitap edilen kitlenin hassasiyetlerini göz ardı ederek bir görsel ve hashtag oluşturmaları oldu. Devamındaki süreçte yapılan yanlışlar olmasaydı bu bir hata olarak kalabilir ve bu kadar büyümeyebilirdi. Fakat bu krizi doğru yönetememeleri sebebiyle vaka daha da büyüdü. Nedir bu yanlışlar? Öncelikle mantık olarak tepki çeken görsel ve hashtagin kaldırılarak, bir özür metni yayınlanması doğruydu. Ancak metnin içeriğinde ki markanın farkındalık yaratmak istediği ama takipçilerin yanlış anladığı ya da anlamadığına dair söylemler, takipçilerde daha olumsuz bir algı oluşturdu ve tepkilerin boyut değiştirerek büyümesine sebep oldu. Aynı zamanda marka çalışanlarının da bu algıyı destekler nitelikte ki tweetleri de daha fazla yankı uyandırmasında etkili oldu. Henüz kısa bir zaman olmasına rağmen vakanın bu derece büyümesi tüm bu sebepler etrafında dönmektedir. Vakanın ne kadar büyüyeceğini, marka tarafında doğru müdahaleler ile bir nebze de olsa durdurulup, durdurulamayacağını ya da hiçbir müdahale yapılmadan zamana mı bırakılacağını ilerleyen süreçlerde gözlemleyeceğiz.

Bu örnek üzerinden anlaşılabileceği gibi hitap edilen kitleye uygun ilerlemek sosyal medya krizinin meydana gelmemesinde en doğru önlemdir. Oluşan sosyal medya krizinde ise takipçilerinizin tepkilerini daha fazla çekecek algılar oluşturmadan bir özür metni yayınlamak ve marka çalışanlarını vaka ile ilgili denetim altında tutmak en doğru müdahale yöntemidir. Sosyal medya krizleri doğru müdahaleler ile markaya fayda sağlar niteliklere dahi dönüştürülebilecekken burada önemli olan izlediğiniz yol haritası ve stratejinizdir. Aynı zamanda da markanızı bir panik havasına sokmadan doğru adımları atabilmenizdir. 

Share with